T&A Talks10/02/2026

T&A TALKS ÖZGÜR ÖZTÜRK

Kırılan Bir Kemikten Prag’a Uzanan Yolculuk: Özgür Öztürk 

Trabzon’da, tozlu bir halı saha zemini. Havada asılı kalan sert bir darbe ve ardından gelen o kuru, geri dönüşü olmayan “çat” sesi… Özgür Öztürk o an, bacağındaki acının kendisini sadece bir hastane odasına değil, Avrupa’nın tam kalbine; Prag’ın taş parkeli sokaklarına taşıyacağını henüz bilmiyordu. Yedi yıllık bir iktisat öğrenciliğinin düğümü, aslında o kırılma anıyla çözülmeye başlıyordu. Yenilgi gibi görünen bu sarsıcı düşüş, Özgür için Prag’ın kapılarını aralayan beklenmedik bir anahtara dönüştü.

 

Kaderin Tekmesi ve Prag’ın Kapıları

1980 İstanbul doğumlu, kökleri Ordu ve Kastamonu’ya uzanan bir Karadeniz evladı Özgür. Hayatının ilk yarısı, çoğumuzun geçtiği o bildik patikalarda geçti. Ancak Trabzon’daki üniversite yılları onun için sadece bir diploma arayışı değil, bir sabır sınavıydı. “Dört yıllık okul yedi senede bitti,” derken o günlerin mental yorgunluğunu hala sesinde hissedebiliyorsunuz. Bankacı olup rutin bir hayat kurmayı hayal ederken, sakatlık sonrası karşısına çıkan bir iş fırsatı onu bir anda Prag’da bir şirketin muhasebe departmanında buldu. Kader, Özgür’ün küçük hayallerini elinin tersiyle itmiş ve ona Vltava Nehri kıyısında çok daha geniş bir ufuk çizgisi çizmişti. Muhasebeden turizme evrilen bu yolculuk, aslında Özgür’ün içindeki o anlatıcıyı, o meraklı tarih kaşifini uyandırıyordu.

 

Şehrin Röntgenini Direksiyon Başında Çekmek

Her göç hikâyesi gibi, Özgür’ünki de dikensiz bir gül bahçesi değildi. Pandemi dönemi geldiğinde turizm bıçak gibi kesildi, üzerine ağır bir akciğer rahatsızlığı eklendi. Çoğu insanın “vazgeçip dönme” noktası olan bu krizde Özgür, direksiyonu hayatın kendisine kırdı. Prag sokaklarında bir Uber şoförü olarak geçirdiği o aylar, aslında onun en büyük “sosyoloji stajıydı”. Dikiz aynasından süzülen şehir, sadece turistik binalardan ibaret değildi artık; Çeklerin o rasyonel mesafesini, şehrin sessizliğini ve gurbetin o en çıplak halini direksiyon başında keşfetti. Taksi koltuğundan tekrar profesyonel rehberliğe döndüğünde, artık elinde sadece tarihi veriler değil, Prag’ın damarlarından süzülüp gelmiş gerçek bir yaşam portresi vardı.

 

Sarı-Lacivert Bir Aşk, Prag Fenerbahçeliler Derneği

Özgür Öztürk denince akla gelen en güçlü kimliklerden biri, 2013 yılında kurduğu Prag Fenerbahçeliler Derneği. Ancak bu, sadece bir taraftar topluluğu değil; gurbetteki Türk ruhu için bir “aidiyet kalesi”. Yaklaşık 8.000 Türk’ün yaşadığı Çek Cumhuriyeti’nde, kendi dünyasına çekilmiş “beyaz yakalı” kitleyi bir araya getirmek, adeta imkansızı başarmaktı. Atatürk’ün Karlovy Vary’ye gelişinin 100. yılında İlber Ortaylı’yı Prag’a getiren bu yapı, Özgür’ün vizyonuyla bir dernek olmaktan çıkıp bir kültür elçiliğine dönüştü. Bugünlerde açmaya hazırlandıkları 250 metrekarelik yeni lokal; tiyatro gruplarından çocuk kulüplerine kadar her rengi kucaklayan bir “küçük Türkiye” olma yolunda.

 

İki Dünya Arasındaki “Zihinsel Gümrük”

19 yıl… Bir insanın hayatının yarısı. Özgür, Prag’ın o dinginliğini, kuralların tıkır tıkır işlemesini seviyor. “Burada insan olduğunuzu hissediyorsunuz,” diyor ama kalbi hala İstanbul’un o kaotik canlılığıyla besleniyor. Türkiye’ye her gidişinde bavulunun yarısını kitaplarla dolduran, o kitapları tek tek numaralandırıp dijital bir kütüphane kuran bir adam o. Şimdilerde ise heybesinde daha derin izler var: Nazım Hikmet’in Prag yıllarına dair bilinmeyen fotoğraflar üzerine çalıştığı kitabı ve “Atatürk’ün İzinde Karlovy Vary” turları. O, bacağı kırıldığında durmayan, pandemi vurduğunda pes etmeyen, gurbeti bir sürgün değil bir inşa süreci olarak gören bir modern zaman anlatıcısı.

 

Son Söz

Söyleşiyi bitirirken Özgür’ün gençlere verdiği o öğüt, aslında kendi yolunun özeti: “Gerçekçi bir fizibilite yapın, hedefsiz yola çıkmayın. Yoksa dalgaların arasında sadece sürüklenirsiniz.” Özgür Öztürk, Prag’ın puslu havasında kendi fenerini yakmış; hem kendi yolunu aydınlatıyor hem de o masalsı şehre yolu düşen tüm Türklere rehberlik etmeye devam ediyor.

 

 

Röportaj ve Editör: SEÇİL GÖKÇEOĞLU

Share